aklımdan geçenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aklımdan geçenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2013 Perşembe

Uyumak istiyorum!

Ne kadar basit bir istek değil mi? Ama değil.. Uyuyamıyorum sayın okuyucu.. Evde tekim ya ne kadar korkak bir insan olduğumu öğrendim.. Bütün gece tvnin karşısında yatıyorum. Aldığım koltuklar başka insan yüzü göremeden yıprandılar.. :( Rengi falanda çok tatlı okuyucu bi görsen bayılırsın (umarım). Çok üzülmüştüm buralarda bulamayacağım istediğim gibi mobilya diye. Hatta istanbul'da yaptırıp buraya getirmeyi bile düşündüm ama nakliye ücreti maşallah beyaz eşya fiyatı kadar olunca anında vazgeçtim. Evlenirken 1 lira bile değerliymiş yani. Ekonomi şart!.. Ay ben koltuktan eşyadan bahsetmicektimki.. Ne diyodum evet.. Evde korkuyorum her yarım saatte bir uyanıp etrafa göz gezdiriyorum. Her çıtırtıda kalkıp evi turluyorum. Böyle deli gibi gezinip duruyorum koca gece.. Bi yandan ışık bi yandan tv.. Önceden ben uyurken sese ışığa tahammül edemezdim.. Kesinlikle! Biri yattığım odada ışığı mı açtı gürültü mü yaptı vay haline onun. Kim olursa olsun acımaz canına okurdum.. Aldığım ahlar çıkıyo şu an sanırım. :( Uykusuzluktan ölücem işe zombi gibi geliyorum. Makyajda kapatmıyo göz altı torbalarımı.. Aksine daha korkunç bi görüntü oluyo. o yüzden makyajlada ilişkimi kestim. Zaten servise ucu ucuna yetiştiğimden istesem de fırsatım yok.. Bu sabah çok zor kalktım. Duşa girmek için kendimi sürükledim resmen.. Biraz açılır diye.. Çivi gibi suda duş aldım kalbim durucak ölücem sandım.. Nabız olmuş 1500 ama hala resmen uyukluyorum. o soğuk suyun altında.. Şu anda öyleyim. göz kapaklarımda kum torbaları var sanki.. Açık tutmak için büyük savaş veriyorum. Bi yandanda simit yiyorum.. Çayım soğuk ama ben soğuk çay içemem.. Böyle ağzımı yakması lazım. Garip bi haz alıyorum. Şikayet edicem bu çay ocağını bana mı denk geliyo bu soğuk çaylar.. Neyse ben şu ben simiiti biitirip uyku açma operasyonuna devam edeyim..
Bu arada günaydııınn.. Tabi ben gecelerin prensesi olduğumdan aklıma bile gelmiyo günaydın demek. :)
Gününüz mutlu huzurlu ve keyifli geçsiin..
Öpüldünüz. ♥

2 Eylül 2013 Pazartesi

Uzun zamandır yazmayınca bi başlık bile bulamadım.. Zaten önceden de pek yazamazdım yeni bişey değil ama neyse konumuz bu değil.. :)
Neydi konumuz? Heh evet.. 
Bunca zamandır neredeydim? ne yaptım? ne ettim?
Özetlemek gerekirse;
Devlete ait bir kurumda çalışabilmek için başvuru yapmıştım. Sonra mülakatlara gelmiştim.. sonuçlar olumlu olunca tasımı tarağımı toplayıp buralara geldim. Ardımda ailemi, sevgilimi (ki artık kocam olur kendisi öhhöm) arkadaş çevremi, evimi, odamı, alışkanlıklarımı bırakıp buralara yerleştim.. Zor bir karardı.. Ani de oldu enine boyuna düşünmeden atılmış bir adımdı. Şu an memnuniyetsizliklerimi bi kenara bırakıp mutlu olmak zorundayım. çünkü  kendi seçimimdi. Benim kararımdı. Ve tükürdüğümü yalayamam.. Dayanacağım 1 yıl sonra belki yeniden eski hayatıma dönerim. Ha böyle anlatıyorum ama işim daha iyi, çalışma koşullarım süper, iş arkadaşlarımda sağolsunlar iyiler.. Bende zaten kendi halimde takılıyorum. Zorlandığım yalnızlık. Yeni şehir yeni hayat yeni iş yeni ev.. Ev demişken çok yakın bir tarihte düğünüm var.. Madem düğünüm vardı ne işim var buralarda dimi? Ama hata mı inat mı neyse o artık bilmiyorum buradayım. Sorgulamaktan yoruldum. Akışına bırakmaya çabalıyorum. Nikahımızda oldu yakınlarda.. Haliyle burada ev tuttum içini döşedim yalnız yalnız takılıyorum. Kapımı çalan yok.. Böyle bir sessizlik, bir kimsesizlik hissi hakim evde.. Baştan  iyi gelir sandım.. Geldi de ama ne zamanki kendi evime geçtim koymaya başladı bazı şeyler.. 
Mesela evde ses yok soluk yok.. Yalnızsın elektrikçi mi lazım sen çağıracaksın.. Musluk mu bozuldu sen bulacaksın tamirci vs. Mobilyacısı, televizyoncusu, beyaz eşya servisi kim ne kadar ilgilenilmesi gereken iş varsa sen sorumlusun. Sen koşacaksın peşinden yoksa ucunda sen mağdur olursun. Evet ailem var evet nişanlım (şimdiki eşim o zamanki nişanlım :) )  var ama uzaktalar.. Herkesin işi gücü var.. Bir yere kadar benimle ilgilenebilirlerdi sonrası yine bana kalacaktı.. Nişanlım demişken ona buralarda uygun iş bulamıyoruz.. Oradaki şartlarını burada yakalayamıyor o yüzden gelmek istemiyor. Bir şey diyemiyorum adama haklı bende şartlarımı iyileştirmek için buralara gelmedim mi?  Şimdi adama attan in eşeğe bin diyemem ya.. Bir kere ben eşekten ata 4 nala koştum yani.. Bunları düşünmedim.. Aslında evet düşündüm ama bensiz idare edemez, özler, arkamdan gelir sandım.. Feci çuvalladım. Elimde patladı.. Yalnızlık yüzüme şu sıralar tokat gibi çarpıyor.. Bu arada ben kendi doğduğum topraklardayım.. Akrabalar falan gırla.. Ama evime geçtiğimden beri insanlar telefon açmaya korkar oldular.. Bir şey isterim falan diye korkuyorlar zaar.. Yoksa buraya gelmeden aaa biz de kalsın ne işi var misafirhanelerde olur mu öyle şey diyenlerin hepsi toz.. Ses yok kimseden.. 
Sevgili okuyucu olurda böyle başka bir şehre gidersen orda uzun süreli kalıcaksan aklında bulunsun; 
-Teyzemdir anne yarımdır evinde kalırım rahat ederim
- Amcamdır babam gibidir beni zorda bırakmaz
-Akrabamdır el ele yardım eder akrabası mı ortada bırakır
-Kuzendir, arkadaştır yardım eder
DEME!!!
Ortada kalırsınn..  Çok yakın birinde kaldım 2 ay kadar.. İnsan eti insana ağırmış.. Yediğin yemek bile zehir olur zamanla içine oturur anlarsın.. Kimse sana açık açık belli etmez ama rahatsızlıklarını hissedersin.. Hatta konu komşuya bile dert olur 'ayy hala ordamı ayol ev tuttmadımı?' diye sorarlar duyarsın duyduğunu belli etmemek için kendini yersin. O yükün altında ezilirsin kendi sıkıntın sana yetmezmiş gibi.. O yüzden diyeceğim o ki en fazla 3 gün kal.. Süre uzadığı zaman kendini fazlalık gibi hissetmek kaçınılmaz oluyor.. Benim süremde ev bulamadığım için uzadı. Yoksa niyetim yoktu zaten o kadar kalmaya.. Şehir küçük hayat pahalı kiralar hepsinden pahalı.. Ev içine siner kirası astronomik olur, kira bütçene uyar eve it bağlasan durmaz.. zor işler.. Neyse ki o günleri atlattım.. Şimdi sıradaki hedefim yalnızlığa alışmak, kendime bir düzen oluşturmak..

Ordan oraya atladım ama napim içimden böyle yazmak geldi.. Bende durumlar bu.. sizlerde ne var ne yok.. Özlendiniz..
♥♥♥

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Evet evet arayı epey uzattım..




Nefes almaya tam gaz devam. Yaşıyorum.. 
Sadece hayatımı yoluna koymaya çalışıyorum. Yeni şehir,yeni hayat ,yeni ev vs. vs. herşey bu denli yeniyken vakit ayırıp bloguma giremedim. Eve internet bağlatır bağlatmaz tekrar burdayım. Hepinizi kocaman öperimm..  Kendize iyi bakın! 
♥♥♥

24 Nisan 2013 Çarşamba

Buralardayımm.. Yaşıyorum..

Ara ara gelip okuyorum, bakıyorum ve çıkıyorum.. Keyifsiz gibiyim aslında değilimde.. İş konusu çözümlendi. Başka bir şehirde yeni bir hayat beni bekliyor. Tuhafım.. Uzaklaşmayı çok istiyodum ama şimdi kendimi bi değişik hissediyorum. Herşeyi ardımda bırakmak biraz zor olucak sanırım. Sandığım kadar bunalmamış olmalıyım. Yoksa arkama bakmadan kaçardım. Henüz işe başlama tarihim belli değil. Ankaradan gelicek olan tebligatı bekliyorum. İştende ayrılıyorum son haftam. Biraz evde dinlenirim. İyi olur toparlanırım. Annemle didişmeden durabilirsek vakit geçirmiş oluruz.. Öyle işte.. 
Çalışmalıyım.. Çalışmalıyım ama olmuyo. Odaklanamıyorum. Dedim ya ne keyifsizim ne keyifliyim bi acayipim.. Elimdeki projeyi bitirmem lazım. İşlerimi yarım bırakmayı sevmiyorum ama üstümdeki ağırlıkta bi türlü kalkmak bilmiyor. 
Ben biraz daha zorlayayım kendimi.. Sadece nefes aldığımı söylemek istedim. =) 
Kendinize iyi bakııın.... 
♥♥♥

18 Mart 2013 Pazartesi

Karmakarışık..

 (görsel alıntıdır.)

Pazartesiden mi, yaklaşan regl dönemimden mi, içinde bulunduğum belirsizlikten mi yoksa bahar depresyonundan mı bilmem öyle mutsuzumki bugün.. İçimdeki sıkıntının tarifi yok.. Hayatımda hiçbişiyi netleştiremiyorum. İş konusu yüzünden.. Olacak mı? Olmayacak mı?.. Olursa nasıl olur? Ben orda sevgilim burda.. bi de nişanlandık.. Düğün tarihimiz nolucak.. Evlenicek miyiz? Evlendik diyelim ya evimiz nasıl olucak? Göçebe gibi mi yaşıcaz? Yaşarsak nereye ne zamana kadar? Neden 1 yıl önce çıkmadıki bu fırsat karşıma.. Ya da neden ikimizin karşısına da aynı anda güzel yollar çıktı..? Ben belirsizliği sevmem.. Sevmediğim için mi hayatım bi kaos içinde sürüp gidiyo? Niye herkes yüz çevirdi bana? Sadece bu fırsatı bir daha yakalayamam anlamak bu kadar mı zordu? Herkesin övündüğü sağduyusu, güvendiği anlayışı nerde? Ben mi çok daldım kendi dertlerime? Neden kimse yok etrafımda? Öyle yalnızımkii.. Kimseyle konuşamıyorum.. Aa doğru ya zaten kimsede yoktu.. Belkide ben uzaklaştırdım. Bilmiyorum.. Kimseyi suçlamıyorum.. Belki de herşeyi ben yapıyorumdur. Bilmiyorum. Kafam allak bullak.. Karmakarışığım.. Sadece artık ne olucaksa olsun önümü göreyim istiyorum..

12 Mart 2013 Salı

Buralarda yokken ben...

  • Hergün yataktan bugün noluuurr cuma olsun diye kalktım.. Cuma değilse üzüldüm, oflaya puflaya işe geldim. Cumartesi akşamları bigüncük tatilim var napsaaam diye kendimi yedim.. Pazar gününden yarın yine iş var diye strese girdim. 
  • İşyerimden ve patronlarımdan tiksindim.. 
  • Nişanlandım.. Bu vesile ile insanların ne kadar bencil olabileceklerine bir kez daha şahit oldum.. 
  • İş görüşmesine başka bi ile gittim.. Eğer olursa hayatımda köklü bir değişim olucak.. ( köklü değişimde neyse! )
  • İşyerimden ve patronlarımdan nefret ettim.
  • Ara sıra blogu açıp yazılarınızı okumaya çalıştım. Bazen yorum yazdım bazen yazamadım. 
  • 8 mart şerefine yapılan indirimlerin hepsinden yararlandım. Ay sonunu hala kara kara düşünüyorum. 
  • İşyerimden ve patronlarımdan tiksindim..  
  • Nişanlanmanın verdiği rahatlıkla müstakbel eşimle bol bol akşam gezmelerine gittim..
  • Hayatımdaki stres oranı büyük ölçüde arttığından kendimi sık sık buzdolabının önünde yakaldım. 
  • İşyerimden ve patronlarımdan nefret ettim.
  • Bol bol çocukluk fotoğraflarıma baktım. Eskiyi özledim.
  • Bahar depresyonuna erkenden girdim.
  • İş yer...... Neyse!
  • Nutella kavanozlarından uzak durmak adına büyük savaşlar verip hiçbirinde başarılı olamadım. 
  • Görüşemediğim bikaç arkadaşımla görüştüm. 
  • Müzik dinledim. 
  • Ahududumun gönderdiği kitaplardan Siminya- kız kısmı ve  Ataol Behramoğlu - Beyaz ipek gibi yağdı kar , bir de Pucca nın son kitabı Allah beni böyle yaratmışı okudum.
Daha bir sürü ıvır zıvır şey yaptım şey yaptım işte.. 
   Benden bugünlük bu kadar..

16 Şubat 2013 Cumartesi

Hedoslarriiimm geldikiiii ♥♥♥



Ahududusumun cekilisinden kazandigim hediyelerimm geldii.. cok mutluyum hayatımda ilk defa cekilis kazaniyorumm.. ayy seytanin bacagini kesin kirdimm.. Dilimi isirip totomu kasiyayim ( lutfen sizde yapin ) bu subat ayi bana ugurlu geldii. Allahim'in izniyle boyle ugurlu devam edicek insallahhh..
Kitaplarim, kupam,ayracim, not defterim hepsi ayri ayri cok guzeelll.
 Ama soyle bisi var anlatmazsam olmazz.. efendim ben bu sevimli not defterini rossmanda gorduumm cok begendim tam alicaktim birden vazgectim sonra alirim dedim. Yalan olmasin gecmis gun ama sannirim baktigim o aksam ahududusum cekilis postunu yayinladi. Aa dedim ise bak sen dur ben de katilayim cekilise. Neyse katildim 14 subatta yine rossmana gittim bisiiiler bakmaya notdefterini yine elime aldim ve bisi yine bana birakktirdi.  Aksam geldim cekilisin aciklandigi postu gordum amaan nasilsa bana cikmaz yarin bakarim diip totoyu devirip yattimm.. ertesi gun sabah ise giderken postuma gelen kartanesinin yorumuyla kazandigimi ogrendimm.. ona da burdan cok tesekkur ediyorumm.. ♥♥♥ Bu yüzdende benim için bu not defterinin yeri apayrı oldu.. Şöyleki ben hayatta herseyin bi amaci olduguna inanirim. Bu olayda bi kez daha banaa bunu kanitladi. =))
Ve son olarak paketten benim icin yazilmis bi not cikti dahada mutlu oldum.. coookk tesekkur ederimm canimm. Hepsini cok sevdim hepsi bir numaram oldu benim. Normalde adetimdir boyle tabak canak kupa gibi hediye gelen hediyeleri ceyizime kaldiririm. Ama kupami kullanmak icin evlenmeyi beklemiyciiimm birazdan ilk kahvemi yapip kitaplarimdan birini okuyciiimm.. cok simardim taam gidiyorum been...
Ahududusum coook tesekkurler canimm ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥ hepicii sanaa =)))

14 Şubat 2013 Perşembe

♡Zevgililer gunusu♡

Öncelikleili siz sevgili Okuyucularimin sevgililer gununu kutlarim. Bu satirlari odamdan yaziyorum. Malak gibi yattim anacim bize ugramadi valentines day. Ya da biz ugramadik bilemiyorum. Bize heergun sevgililer gunu zaten kapitalist duzenin tuzaklari bunlar falan demiyciimm.. cok beklersiniz beklemeyin. Zugurtuz bizz bu ara. Zaten her dogum gunu, yilbasi, hayvanlari koruma gunu, 19 mayis genclik bayrami gibi tum milli ve dini bayramlari amacima alet ederek ceyizimi duzmus bulunmaktayim. Alcak bisi kalmadi ya.. yoksa yine aldirirdim bisi.. :) neyse bizim birbirimize supriiizimiz olmadi ama sevgili sevgililer gununun bomba bi suprizi oldu. Sevgilicigim işinden ayrılıyor. uzulduk ikimizde ama napalim hayirlisi bu belki de diyip daha fazla uzulmemek adina konuyu kapattik. Zaten benim icin cok zor onun uzuldugunu gorup elimden bisi gelmemesi.. Ama tuhaf bi sekilde de icim rahat daha guzel seyler bizi bekliyo derinden hissediyorummm.. Allah im bu kapiyi kapadi ama nice guzellerini acicak inşallahhhh...
Guya bu yil bir suru kitap okuycakytimm..  Her lafim havada kaliyo. Vicdanim cok rahatsizdi bugun kendime gittim bi kitap aldim. Debbie Macomber ' bir dilekle baslafi hersey'. Daha once bu teyzenin kucuk mucizeler dukkanini okumustum. Akici bi anlatimi vardı ve guzel sıkılmadan okunabilecek bi konuydu. Diger kitaplarinda da benzeer konular isledigini okumustum. O yuzden bu kitabi tercih ettim.
Hadi cenem dusmeden ben gidiyim.. hepinizi seda sayanin kokulu opucukleriyle oper guzel bir sevgililer gunu gecirmenizi dilerimmm...
  ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥

8 Şubat 2013 Cuma

Eskimeyen dostluklar..

Sonunda istemeye gelicekler beni yakın bi tarihte. Bakalım hayırlısı.. Haliyle bu özel günümde yanımda görmek istediğim bikaç arkadaşımı arayıp haber ettim.. 2 tanesi abla kardeş.. Ayda yılda bir derler ya bizde öyle görüşürüz. Hatta sanırım bi 10 ay falan oldu biz görüşmeyeli.. Bu süre içinde telefonda bile görüşemedik doğru düzgün. Benim işlerim, onların işleri, büyük olan evli zaten onun başka telaşları derken ara biraz uzadı.. Ama dün akşam arayıp söylediğimde seslerindeki o heyecanı duymak beni öyle mutlu ettiki... İnanın ben Onlar kadar sevinmedim.. Çok mutlu oldum. Araya zaman , mesafe girsede bozulmayacak bi dostluğumuz olduğunu biliyodum ama benim mutluluğuma benim kadar hatta benden fazla sevinmeleri bir kez daha kanıtladı.. Hayatımda iyiki varlar.. Kendimi öyle şanslı hissediyorumkii dün akşamdan beri. Bi de çok mutsuzdum.. Birşeyler sürekli ters gidiyodu ne biliyim sevinemedim bile sonunda istediğim şeylerin gerçekleşicek olmasına.. Ama konuşmamızdan sonra tüm sisler dağıldı herşey çok net, ben çok pozitifim ve tüm olumsuzlukları unuttumm.. Hatta öyleki aradığım bir diğer arkadaşımın o donuk tepkisine bile üzülemedim.. Çünkü sürekli görüştüğüm ne bilim yediğimizin içtiğimizin ayrı gitmediği insan beklediğim tepkiyi vermedii..Olsun canı sağolsun diyip geçtimm.. 
Hayat cidden tuhaf insanı şaşırtıyo. Ben diğer 2 arkadaşıma telefon açarken tereddüt ettim acaba 'bu zamana kadar aramadın bununn için mi aradın?' derlerse diye ama yanıldım.. Diğer arkadaşımdan da havalara uçmasını bekledim. Çünkü çektiğim sıkıntıların en yakın şahidi oydu ama çok sıradan sanki selamlaştığı komşu kızının haberiymiş gibi bi tepkiydi.. Olsun.. Ben yine de çok mutluyummm.. =)))))
Son olarak ufak bir not:
 ''HAYAT BENİ HEP BÖYLE GÜZEL ŞAŞIRT!





Hayırlı cumalar..
Keyifli haftasonları... 
♥♥♥

23 Ocak 2013 Çarşamba

Uyumak istiyorum!

Son 1 haftadır hiç uyuyamıyorum. Zombi gibi dolanıyorum ortalıklarda.. Her gören değişik değişik yorumlar getiriyoo halime.. Çok fenayım.. Hasta olmaktan korkuyorum. Böyle akşam gidiyorum eve tvye bakarken ya da kitap okurken uykum geliyo hemen gidip pijamamı giyiyorum kiii o da ne uykudan eser kalmamış.Bu böyle bir iki gün sürüyo.. Sonra taktik değiştirmeye karar verip ertesi gün eve gidiyorum hemen pijamalarımı giyiyorum, uykum gelir gelmezz yatağa yatıyorumm veeee bildiiniizzz  uykum kaçıyo.. Dön sağa dön sola yoook uyuyamıyorumm.. Bikaç günde böyle deniyorum olmuyo.. Son taktiğimse eve gidip pijamalarımı giyip her ne yapıyosam yatakta yapıyorumki uykum gelince hemen uyuyayım diye.. Ama yok ısrar ve inatla gelmiyoo.. Gecenin 3 ünde  4 ünde sızıp sabah 7 de kalkıp işe geliyorum. Moron gibi geziniyorum. Söylenenleri ya duymuyorum ya da duyuyorum ama anlamıyorum.. 
Ya ben önceden kafamı yastığa koyarken uyurdumm.. Uykuma kurşun döktüresim var nazara geldi yaa vallahii bakk! Bir daha dillendirmiycem böyle şeylerii söz veriyorum! Lütfen geri gellll.. Çok özledimm seniii.. =(

Bu arada hepimizin Mevlid kandili mübarek olsunn.. Rabbim tüm dualarımızı kabul etsinn.. 
Son olarak feysbuktan alıntıladığım bu duayı sizinle paylaşıyım sorada evime gidiyiimmm.. 
Hayırlı kandiller.. !


20 Ocak 2013 Pazar

Nasıl?

Bugünlerde öğrenmeye çalıştıklarımdan biri de kimseyi takmamak.. Aslında liseden beri falan hep böyleyim. Nasıl görmezlikten gelirim? Nasıl duymam? Nasıl önemsemem? diye yaşıyorum. Haaa değişen bişi var mı yok! Evet zamanla bazı şeylere gülebilmeyi öğrendim.. Ama öyle bir insan var ki hayatımda gülebildiğim zamanlarda bile üstüme gelip hepsini tekrar düşünmeye zorluyo beni. Bu insanı gerçekten seviyorum. Kötü biri değil aslında biliyorum.. Ama yani bunu hakaret olsun diye söylemiyorum,  söylemek istemiyorum 'beyninden büyük bir egosu' var.. Ne yazıkki! Herşey onun istediği zamanda istediği gibi olmalı.. Herkes yapıcağı işe onu dahil etmeliii, onsuz olmamalı, önce ona fikri sorulmalı, herkes ondan bahsetmelii vs. vs... Tipik bir megolomann..Özünde iyi vicdanlı biri.. Gel gelelim ki benim üstümdeki psikolojik baskısı beni mahvediyor.. Görüşmeyi kesmeyi denedim ama konumumuz gereği mümkün değil bir araya gelmek zorundayızz. Her söylediğini önemsememeyi, duymazdan gelmeyi denedim farkettiği an üstüme daha çok oynamaya başladı. Çünkü yapısı öyle dediğini yaptırıcak bi şekilde.. Ama kırıcak ama dökücek ne bilim olay çıkarıcak ama yaptırıcakk.. 
Normal günlerde alıştım aslında bu tavırlarına ama bugünlerde yaptığı bencillikler fazlasıyla canımı sıkıyo.. Nasıl davranmalıyım kestiremiyorum. Yakında aile olucaz ve ben bugüne kadar kimsenin yüzüne bakamayacağım bişey söylemedim.. Biliyorumki karşıma alıp konuşsam aa sana öyle gelmiş dicek.. Laf soksam alttan almıcak ve aramıza buzullar giricek.. Sussam ben çok etkileniyorum.. 
İyisimi ben susayım diyorum ama nasıll? Bilemiyorum.. 

19 Ocak 2013 Cumartesi

Arayı çok uzattımm.

Çok oldu yazmayalı farkındayım.. Ama yazmak istemedim çünkü sürekli şikayet ediyorum.. Kendimden sıkıldım sizinde sıkılmanızı istemedim.. =)) Yazı yazmadığım sürede buralardaydım sizleri okudum. Yorum yapabildiğim kadarıyla yaptımm.. Bir sürü şey yaşadımm..Ve olanlardan kendimce ders çıkarmaya çalıştım.. Şöyleki;
  • İşverenine haksız hatalı bile olsa söylenmezmiş, söylediğin andan itibaren her iş burnundan gelirmiş...
  • Karşındakine duymak istemedikleri söylenmezmiş. Sonucunda çok başka biri görmek, şaşırmak, anlam verememek, kırılmak, üzülmek kaçınılmazmış..
  • En çok eleştiriye açık olduğunu söyleyen insan bile yeri gelir eleştiriyi kaldıramazmış.. Dozunu ayarlamak gerekirmiş..
  • Senin gibi çeyiz düzen bi arkadaşın varsa aldıkların gösterilmezmiş.. Yoksa kendini kendi çeyizine bakıyomuş gibi hissetmen mümkünmüş.. 
  • Birşeyleri iyi yaparken kimse 'teşekkür' etmezmiş ama ilk yanlışında yerden yere vurulmak olağanmışş.. 
  • Sevgilinle birlikte bir filme gidip O'nun duygulanmasını hatta ağlamasını izleyip odunun kim olduğu konusunda ikinci kez düşünülebilirmiş.. 
  • Bazı insanları sindirmek mümkünmüş, önceden olsa hüngür hüngür ağlayacağın şeye kahkahalarla gülmek mümkünmüş..
  • En güzeli Allah'a havale etmekmiş.
  • Alışverişe çıktığında yaptığın listeye bağlı kalıp kendini dizginlemek mümkünmüş.. Mesele iradeymiş.. 
  • Yaptıklarınla yapmak istediklerin arasında çok farklar olduğunu farketmek ve bunun için adım atmak insanı mutlu edebilirmiş.
  • Hayal kurmak gerçekleşmicek bile olsa çok güzel şeymiş..
  • Müzik dinlemek insana gerçekten iyi gelirmiş.
  • Yalnız kalıp uzun yürüyüşler yapmak ara ara gerekliymiş..
  • İnsanlara hakkında ne düşüneceklerini önemsemeden gülümsemek kafanı yastığa koyduğunda da gülümsemekmiş. 
  • Birine iltifat edebilmek kendinle barışık olmakla doğru orantılıymış. 
  • Ne kadar kötü olurlarsa olsunlar aile her zaman en büyük servetmiş.
  • Birşeylerden ya da birilerinden şikayet ettiğinde mutlaka gelen gideni aratırmışş.. O yüzden sessizce hayatından çıkarmak ya da vazgeçmek gerekirmiş.
  • Çok şikayet etmek, söylenmek, olumsuz düşünmek, karamsar olmak herkesden önce en çok seni yorarmışş..

8 Ocak 2013 Salı

Kar Kış Kıyamett (!)





İşin aslı bu havalara bayılıyorum.Üşümeyi seviyorum. Kat kat giyinmeyi de öyle. Karın yağışını izlemeyi. Düşen insanlara pis pis gülmeyi. Tamam kötü bişi ama napiim dayanamıyorum düşene hiç acımam gülerim kendim düştüğümde de gülerimm.. Başkası gülerse biraz bozulurum kabul.. =) Camın önünde oturup kahve ve sigara içmeyi de seviyorumm.. Anlayacağınız havalar taamm benlliiiikkk.. 




Bugün sabahtan biraz tembellik yaptım ofiste.Patronlar gelemediler kardan ötürü. Oh ne ala memleket arayan soranda olmaz diiipp kitap okudum, dışarıyı izledim, boş boş dolandım. Bikaç evrak işi dışında projede yoktu zaten. Toparlarım dedim öğleden sonra.. Demez olaydım. Zaten ne zaman böyle tembellik yapsam acısı çıkıyo yani. Allah ım reva görmüyo sanırım. Ya patronlarımı çok seviyo ya da beni.. =) Öğleden sonra işler bir karıştı bi karıştı. Ne telefon susar, ne gelen biter, ne ayağına çağıran.. Delirdim resmen. Tüm işler yarım yamalak kaldı. Hele bi de adam park parası vermesin diye aşağı in şurdayım şunu alıver benden diyince benimkiler geldi. Dayanamadım ' siz getirin otopark parası neyse veririm ben' dedim. Attı tepem canım ben ayakçımıyım? Yarın da gelsin patron söylücem çünkü ondan yüz buluyolar uyuzlar.. Yine geldiler bak bana düşündükçe.. Sonra kendimi ağlayıp kaderime isyan ederken buldumm. 




Bu arada ben şu google amca ile ad politikası sorunumu hala çözemedim. Ortada kalmış gibiyim. Sizlerin listesinde gözükmüyorum bu yüzden. Nasıl çözebilirim bu durumu hadi bi el atıverin. 




Hee bi de şey dicem.. Geçenlerde sevgili deep bi postunda blog arkadaşlarından bahsetmiş. Deep'cim ben seni her zaman okuyorum ama ağzım pek laf yapmadığından yorum bırakamıyorum. Yoksa her daim takipteyim. Ve bu sadece deep için değil hepiniz için geçerli.. Giremediğim zamanlar için bile geçmiş günlerde neler yazmışsınız diye fırsat yakaladıkça okuyorum.. 




Ben kaçıyım biraz klavye çalışayım. Malum zabıt katipi aday adayıyım şu an çalışmalıyım. =))

Hepiniz çok öperiimm.. ♥


3 Ocak 2013 Perşembe

İtiraf!

Yeni yılın ilk yazısı için biraz enteresan bi konu oldu ama napiimm yazmak istedim.. 
Böyle yazmazsam içimin sıkıntısı geçmicek gibi geldi.. 

  • Geçen hafta telefonunu 2 dklığına istediğimde vermediğin için sinirle bozulsunda elime düş demiştim. Ekranın dağılmasına üzüldüm ama senin üzülmene daha çok üzüldüm. Anlık sinirle söyledim aslında demeseydim keşke pişman oldum. 
  • Herkesin işlerinin kolay kolay hallolmasına sinir oluyorum. Çünkü benim herşeyimde sürekli engeller çıkıyo karşıma. Ben 3 yıldır ailemi evliliğe ikna etmek için uğraştım ki halada sonuca varabilmiş değilim; sen bi söylemenle ailen -abini yeni evlendirmiş olmalarına rağmen- tanışmaya çağırırız demişler ya gerçekten çok kıskandım. İlişkimi ilk gününden beri bilipte hala neyi beklettiklerini anlayamadığım aileme içten içe çok öfkelendim.
  • Bildiğiniz şeyleri direk söylemek yerine ya da bana sormak yerine ağzımdan laf almaya çalışırsanız bende anladığımda bilmiyo ayağına yatarım. Sonrada hiçbişiyiini paylaşmayan samimiyetsiz ben olurum. Ben olayım önemli değil. Vicdanım rahat. Kimsenin arkasından iş çevirmiyorum.
  • Bu ofisten nefreeeeett ediyoruuuummmm... 
  • Sürekli gittiğim kurumdaki şefin görevinden alınıp tekrar düz memurluğa getirilmesine ve şef görevine 'dürüst,mantıklı,ılımlı,adam gibi adam olan' mesai arkadaşının getirilmesine çooooookkk sevindiiiimmmmm.. Hatta içimin yağları eridi vallaa... 
  •  Baktığım alyansların çok kalın olmasını eleştiren arkadaşım bilmiyosunki sürekli benim evlililiğim tasasına düşmüş başta sen olmak üzere, o, bu, şu var.. Bende kocaman bişi alıp gözünüze sokmak istiyorum.Hatta böyle nal gibi bişi yaptırıp boynuma asmak istiyorum..  Belki artık bi gelişme varmı diye sormaktan vazgeçersiniz.. 

İyi geldi valla hafiflediiimm... 

29 Aralık 2012 Cumartesi

Saçmalamışmıyım?!

Birşeyler yazmak isteyip hiçbişi yazamıyorum. Ne kadar beceriksiz bi insanım ben ya bi de yetmez gibi istikrarsızımda. Her gün 'bugün şu içimdekileri anlatmalıyım bi blog yazmalıyım' diye düşünerek güne başlıyorum. Ama yeni yayına tıklamamla aklımdan uçuveriyo yazmak istediklerim. Şimdi de hiç yazasım yokken tıkladım. Totem gibi bişi yaptım kendimce. Belkim yazabilirim diyerekten. 
ııhhh.. Tıkanıyorum sankiii.. Hayır yok öle bişey.. Düşün düşün içinde bi sıkıntı var canını yine bişi sıktı neydi o onu düşün..
Heh evet az önce malum siteyi açtım.. Her açtığımda canımın sıkılmasına yol açan gerçektende boktan bi site olan şu siteyi. Baktım bir ekleme talebi. Allah Allah dedim benim gibi sıkıcıyı kim eklerkii.. Arkadaşımın arkadaşıymış.. Biçok kez ortamlarda denk geldik. Aramızda fena değil gibi aslında. Şaşırdım ama çünkü daha önce zaten birbirimizin listesinde ekliydik. Durduk yere sildi beni anlamadım ama önemsemedim. E şimdi niye ekledi geri onu da anlamadım. Böyle tripcan insanlar listemde sayıca fazla. Her açtığımda ondan sebep moralim bozuluyo. Kapıycam diyorum onu da yapamıyorum merakıma yenik düşüyorum.Kimler evlenmiş, kimler çocuunun resmini koymuş, kim kimle nerde ne zaman görüşmüş, kim sevgilisinden ayrılmış, kim yeni manita yapmış... Vallahi özel hayata burnumu sokmuyorum. Uzaktann takip ediyorum sadece.. İşte böyle sebeplerden kapayamıyorum. Bi de ben böyle hassasım ya herşey çok çabuk moralimi bozuyo ya nedense bu sevgili tripcan dostlarımda mesaj vermek için bu siteyi kullanıyolar. Ya da ben paranoyakım üstüme alınıyorum bilemiyorum. Ama üstüme alınmıyorum ya. Hissiyatı kuvvetli bi insanım ben. O da şöyleki ya bi nane yemişimdir ya da gerçekten bi şekilde yazılanın bana olduğunu böyle seziyorum, içimde bişiler oluyo anlıyorum yani. Ve sonrasındada haklı çıkıyorum. Paranoyak falan diilim ben. Asosyal hiç diilim taammı? 
Ayyy ergen günlüğü gibi oldu be.. Yazcam diye saçmaladım da saçmaladım.. Aslında çokta saçmaladım.. Taaamm taaamm gidiyorum ben iyice moda girmeden.. Bu sanırım 2012 'nin son yazısı olur.. Seneye görüşürüz demek istemiyorummm.. Demiycem.. Iııhh bunla başa çıkabiiliriimm.
Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerindennn, yaşıtlarımındaa yanaklarınndaaann öpeeerrrrr, mutlu bir yıl dilerimm.. Hadiii se..... se.... selametle! =)

26 Aralık 2012 Çarşamba

2012-2013

Uzun zamandır sizleri takip etmek için bile açmadım blogu. Mutsuzluğumun dibine vurmuşken bu mim üstüne geldi. Pia'cım saolsun mimlemiş beni iyi de yapmış. Düşündüklerimi yazmam için vesile oldu. 
2012....
Sanırım hayatım boyunca hatırlamak istemeyeceğim tek yıl 2012'ydi. Evet ağır  kayıplar yaşamadım. Çok şükür tüm sevdiklerim sağ.. Ama duygusal olarak dibe vurduğum bi yıl oldu. Çok gerildim, çok üzüldüm, çok ağladım, gereksiz insanların beni defalarca üzmesine verdim, çok şikayet ettim, çok sızlandım, hiç şükretmedim, ne evde ne işte huzurlu zaman geçirebildim, hatta huzur ne demekti unuttum, mutsuzluğum tavan yaptı, moralim taban, hakettiğim değeri göremedim, hakettikleri değeri veremedim,  kısacası çokça sınandığımı düşündüğüm ve hiç bi sınavı veremediğim bi yıldı 2012.. Bu yüzden hatırlamak istemiyorum. Aklıma geldikçe hala sindiremediğim şeyler var. Ayrıca kendimle de çatışıyorum kendimi de affedemiyorum. Kendimle çatışmadım hatta savaştım bu yıl.. Her yanım yara bere içinde sanki..
2013..
Şimdi beni bekleyen (Allah ömür verirse) bi yıl var.. Ve ben bu yıl bencillikte olsa artık sadece kendim için bişeyler istiyorum.. 
-Hakedene hakketiği kadar değer vermeyi öğrenmeyi.
-Gereksiz insanlar için üzülmemeyi.
-Sonradan pişman olacağım sözler söylememeyi, ve pişman olacağım şeyler yapmamayı.
-Mutlu olabilmek için kendime izin vermeyi.
-herşeyi kafama takmamayı.
-Herşeyden herkesten önce kendim için yaşamayı.
-Kendimi daha iyi hissedeceğim huzurlu olabileceğim bi işte çalışmayı.
-Hakkımı kimseye yedirtmemeyi ve hakkımı savunacak gücü kendimde bulmayı.
-sesimin az da olsa çıkmasını.
-Hayatıma kendim dışında hiçbir insanı karıştırmamayı.
-Dilediklerimi yapabilecek kadar para kazanmayı.
-Kendi düzenimi kurmayı.
-Bolca gezebilmeyi.
-bolca kahkaha atmayı (2012 ye inat)
-Daha çok ben gibi olmayı.
-Hayatın bana getirdiklerini kabullenmeyi.
-Şanslıyım diyebilmeyi.
-Pozitif  bakabilmeyi.
- Daha çok şükretmeyi.
-Ertelememeyi.
-Ertelediğim ne varsa gerçekleştirmeyi.
-Sağlığımı ihmal etmemeyi.
-Kendimi daha çok sevmeyi.
-Hayata küsmemeyi.
-Daha çok umut etmeyi.
-Kurabildiğim kadar hayal kurmayı.
-Daha çok müzik dinlemeyi.
-Kendimle barışmayı.
-Kitaplarıma olan ilgimi güncel tutmayı.

..........

bu liste öyle uzar giderkiii.. Ben karışıkta olsa aklıma gelenleri, dillendirebildiklerimi, ifade edebildiklerimi yazdım. Söz uçar yazı kalır ya belki bu yazıda evren için kalıcı olur birileri okudukça bana olumlu dönüşü olur =)).
Okuyan tüm arkadaşlarımı mimliyorum. Eğer cevaplayanlarınız varsa lütfen kusuruma bakmayın. Uzunca zamandır buralara hiç bakmadım. =(
Ve son olarak 2013'ün dilediğiniz, gönlünüzden aklınızdan geçen ne varsa hepsini beraberinde getirmesini diliyorum. Klişe olan tüm şeyleri hepimiz için istiyorum. Mutlu umutlu bir yıl olsun.. 
Hoşçakalınn..

9 Aralık 2012 Pazar

Mutlu pazar..

Biliyorum dün geceki postumu okuyanlar kekin nasıl olduğunu merak ediyolar.. Tadı güzeldii ama içii pişiricem diye dışını kurutmuşum birazcıkın.. Bi de unu fazla gelmiş sanırım azcık sert olmuştu..  Ama olsun çayla falan yiyince anlaşılmıyodu yanii.. Bugün yanıma çay alamıyacağım için bende kutu süt aldım =) Valla çok güzel gitti.. Çocukluğumdan beri çok severim zaateeennn.. ♥
İkeaya gidemedim ama çok sevdiğim başka bir semtteydim. Özlemişim oralarıı.. Bi avmde biraz dolaştık Tepehome'dan bişiler aldım. Bayadır Arbby's yememiştimmm.. Mmm tadı damağımdaa hala yine olsa hayır demem.. Bu arada yarın üşenmezsem  eğer fotilerini çeker bi post yaparım. =)
Sonra sevdiceğimle sahilde uzun uzun yürüdükk biraz yağmurda yağdıı.. Bi yerde oturup sıcacık çay içtiik..Çok romantiktik uzun zamandan sonra. =)) 
Ve uzun zamandan sonra ilk defa böyle güzel vakit geçirdim. Deşarj oldum. Rahatladım. Tamam yarın işe gidicek olmam hala sinir bozucu ama olsun güne daha moralli başlıyacağımdan eminim.. Huzurla uyuyacağıma eminimm.. Uyumak demişken yorulmuşum ben yaa yatsam iyi olucakk.. 
Hepinizi öper tatlı rüyalar dilerimm.. 
Hoşçakalınnn... ♥

Gece yarısı postu =)

Sıcacık bi duş aldım. Buruşana kadar suyun altında kaldım. Yengeç burcu olduğum içinmi bilmem suyla aram pek iyidir.. Duşa bir girdimmi saatlerce çıkmam artık annemler bişeymi oldu diye kapıya dayanırlar. =) Denize gittiğimde de öyle girdiğim zaman çıkmak bilmem.. Neyse neyse.. Şimdi denizi kumu güneşi özlemeyeyim ve özletmeyeyim daha fazla bahsedip bu soğuk,yağmurlu günlerde.. Diil mi ama? =))
Duştan çıktıktan sonra bi keyiflendim bi keyiflendim sormayın gitsin.. Yarın sevgiliyle bi ikea çıkarması yapabiliriz. Böyle bi yerlere giderken arabada atıştırmayı çok severiz ikimizde. O yüzden bende bi kek yapiim ama değişik bişi olsun dedim..Bakınırken nutellalı bi kek tarifi buldumm.. İçinde nutella olan bi kek nasıl kötü olabilirki diyip hemen kolları sıvadım.. Çıkardım malzemeleri başladım yapmaya ama saat geç olduğundan mikserin sesi çok fazla çıkıyo gibi geldi. İnsanları rahatsız etmiim bu saatte kapıya dayanmasınlar diyerekten kendim çırptım kollarımda derman kalmadı.. Allah razı olsun bu mutfak aletlerini bulan kişiden valla.. Ne büyük kolaylık yaa.. Blogu yazabilmem için uzunca bi süre beklemem gerekti çünkü gerçekten kollarım çok kötü yoruldu.. Bu arada kekin tarifini yazmıyorum canlarımm emeğe saygı.. Eğer denemek isterseniz http://nursenk.blogspot.com/2012/10/nutellali-kek.html burdan kopyalayıp yapıştırıverin bi zahmet bişiler oldu link gözükmüyo renkli renkliii .. Unutmadan sizler için fotide çektiimm...
Bakıııııınnnnn;
Malzemeleri çıkarıp çalışma alanımı hazırladımm.. Bu arada pc nin yerine dikkat lütfennn.. Annem görmesin canıma okur.. Zaten evde olmadığı için yaya yaya yaptıımm.. =)))

Malzemeleri karıştırıp kek kalıbına dökerkenn...

Bu da mutfağıınn son halliiiii... =)) Ama annem gelmeden tertemiz yaptııımm.. =))

Şimdi gelelim işin püf noktalarına.. Bakın benim gibi tecrübesizseniz öksüzdoyuran cinsi dediğimiz bardaklarla yapmaya kalkışmayın ziraa hala pişmeye çalışıyo kek.. Neye benzicek inanın bende bilmiyorumm.. Soracığıma yine tecrübesizseniz anneciğinizde yoksa yanınızda arayın bi sorun anne ben böle böle yapıom ama bu işin sonu ne olur ne olmaz diyin..Sonra benim gibi fırın başında ha pişti ha pişcek diye pineklersiniz.. Bi de annenizden fırça yersiniz. =)Yedimm çünkü.. =)  O bardaklarla kek mi yapılırmış? bana hiç bişi öğretememişmi? vs. vs... 
Olsun ben umutluyum sevgimle pişiricem içini ben kekiminnn.. 
Size fırından bildiriyim bi de bakın kekimizin son halide işte bu.. 


Resim acıkın kötü ama napiim telefondan çektim flashı patlamış.. Bu saatte bu kadar canlar.. Zaten kek hala pişiyoo.. Sanırım 60. dakikayada girdik.. Valla sonucu çok merak ediyorum.. Pişene kadar bu posta devam edersem epey saçmalıcamm.. Ben size yarın akşam bi post yazarıım kekin durumuyla ilgili.. 
Hepinizi sevgiyle kucaklarr ve hepinize mutlu pazarlar dileriimmm..
Öpüldünüzz...



Tarifin orjinali içinn ; nursenk.blogspot.com 'a bakınız lütfen.... Kendisinin şahane tarifleri vardıırr. Takipçisi değilseniz derhal takiip etmelisiniz.. =))
Notcuk: bu linkler niye böyle acayip anlayan banada anlatırmı lütfenn... 

7 Aralık 2012 Cuma

Gergin cuma..


Son 1 hafta gerilmeden geçirdiğim bi gün olmadı. Hani geldimi üst üste gelir ya öyle bi haftaydı.. Geçen akşam yazdığım posttan sonra dün yüzümde kocaman bi sivilce çıktı.. Öyle ağrı ve acı veriyoki anlatamam. Üzüntüden mi haftanın stresinden mi bilemedim.. Neyse dün yüzümü gören komşularımızdan biri lokum varsa çiğne koy geçer dedi. Bende saf saf eve gidince lokum aradım buldum ve yatmadan önce çiğneyip koydum. Üstüne de yara bandı yapıştırdım ki dökülmesin.. Sabah bi  uyandım kii yüzüm yapış yapış ne yara bandı kalmış ne lokum.. Yatakta lokumu ararken kafamın kaşındığını hissettim dokunmamla saçlarımın da yapış yapış olduğunu farketmem bir oldu. =)) Söylene söylene yataktan çıktım koşa koşa banyoya gittim bi umut aynaya baktım.. Ne yazıkki sivilcem olduğu gibi duruyodu =)) Sabahın köründe titreye titreye duş aldım ve şu an burnumu çekiyorum. =)) Bi daha her duyduğumu denemicem söz veriyorum.. Blogger sözü =p..
 Bugün Hava çok soğuktu ve sürekli yağmur yağdı. Aslında çok severim yağmuru tam benim havamdır ama bugün nedense pek keyifsiz geçti. Patronumla sürtüştük biraz. Resmi kurumun kapanmasına yarım saat kala iş sormaya gönderdi beni tepem attı. Sanki öğlen tatilinden sonra gitsem ne olucak. Haliyle gittiğimde çıkmak üzere olan memurla yarım yamalak konuşabildim ve  geri dönmek zorunda kaldım. Ne olduğunu sorduğunda anlattım böyle bi surat yaptı bişiler daha sordu cevap verdim sinirlendi. İşlere kendimi vermiyomuşum o olsaymış öylemi yaparmış.. Söylendi söylendi normalde sabırlı bi insanımdır susar otururum sonra gider bi köşede biraz ağlar rahatlarım. Artık haftanın gerginliğinden sanırım hem ağladım hemde susmadım. Son dakika iş olmayacağını orasının bu büro gibi olmadığını adamların belli bi çalışma saatleri olduğunu söyledim. Hiçbir şeyi zorla yaptıramayacağımıda ekledim. Bende kendime şaşırdım ama enteresan derecede rahatladım.Genelde böyle durumlarda sessiz kalırım. Ama iyi geldi yani. Bişey söyleyemedi adam hem şaşırdı hem de haklı olduğumun farkında. 
Akşamı zor ettim yani hele bazı tavırları varkii beni çileden çıkarıyo. Zor duruyorum artık bugünkü söylediklerimden sonra emin oldum. Bi kere çocuk gibi kendi hatasını hiç kabullenmiyo bi sorun olduğunda ben yapmadımm işte o yaptı yaaağ moduna giriyo. O'nun kim olduğunu tahmin etmeniz zor değil eminim.. Bu arada 2 ortaklar yani 2 tane patronum var. Allah'tan öbürü daha ılımlı daha sakin. Ama bu öyle telaşeki anlatamam her işi acele o yüzden her işinde bi pürüz çıkıyo. Sonra kabak yine bana patlıyo. Ayy cuma cuma ne günaha girdim arkadaş ya.. İyisimi susayım ben.. 
Çok eğlenceli, bol kahkahalı,doyasıya huzurlu bi hafta sonu diliyorum hepinizee..Kendinize cici bakııınn.. Öperler canlarımm.. 

5 Aralık 2012 Çarşamba

Hayal kırıklığı olmak..


Yemek yerken boğazıma dizildi tüm yediklerim. Çocukluk arkadaşım iyi bi üniversiteden mezun ve çok iyi bir firmada uçuk bi rakamla işe başlamış. Bugün annem onlardaymış. Hemen konusu geçti.  Söylediğinde normal olduğunu okuduğu okulun bölümün çok iyi olduğunu söyledim. Cevap gecikmedi senin neyin eksikti sende okusaydın.. Zoruma gitti zar zor yuttum lokmamı. Evet bi fakülte bitiremedim çünkü çalışmadım. Evet 2 yıllık mezunuyum ve bu yüzden o duyduğum rakamları hiçbir zaman hesabımda göremicem. Farkındayım.. Pişmanım.. Bunları muhtemelen okumucaksınız bende söyleyemicem. ama buraya yazmak istedim. Bugün kardeşimin okuluna ve dershanesine ayda 1 gidiyosunuz, öğretmenleriyle tek tek görüşüyosunuz, telefon açıp soruyosunuz bi şekilde peşine düşüyosunuz.Test kitaplarını kontrol edip programını takip ediyosunuz. Benim neyim eksikti? Ne zaman okula gelip derslerimi sordunuz? Dershanedeki durumumu merak ettiniz? Ne zaman peşime düştünüz? Bugün sizin deyiminizle bir baltaya sap olamamam da sizin payınız ne hiç düşüindünüz mü?
O örnek gösterdiğiniz arkadaşlarınızın çocukları bana hiç bi zaman gaz vermedi. Sadece içime kapandım. Ders çalışmak istemedim. Çalışsamda başarılı olamıyacağıma, onlar gibi olamayacağıma inandım. Her örnek verdiğinizde kalbim kırıldı.  Bugün kardeşime aynılarını yapmadığınız için çok mutluyum. Çünkü gerçekten iyi bi baltaya sağlam bi sap olucak. Ve sizin her zaman gurur duyduğunuz duyacağınız bi birey olucak.. 
Ben mi bense hayal kırıklığı olmaya devam edicem. Beni olduğum gibi kabullenmediğiniz sürece ben böyle olmaya devam edicem. 
Sadece paylaşmak istedim..